“Gözyaşı encümini rehber idinmezse eğer
                          Şeb-i gamda iremez âşık-ı gümrâh sana”

 

 

 

                                         

Necati Bey

                         Encüm; yıldızlar. Şeb-i gam; gam gecesi. Âşık-ı gümrâh; yolunu kaybetmiş aşık.

        

 

         “Yolunu yitirmiş olan aşık eğer gözyaşı yıldızlarını rehber edinmezse gam gecesinde sana erişemez.”

 

 

Sûret Mânâsı : Aşık, maşuğun yolundayken gece vakti karanlıkta yolunu yitirmiştir. Aşktan maksuduna erişebilmek için gözyaşı yıldızlarını rehber edinmeli, hasret gecesinin göğünde gözyaşı yıldızlarını rehber edinerek yoluna devam etmelidir. Maksadı derunî ise gözyaşı yıldızlarını görebilir ve bu yıldızları rehber edinerek maksadına erişme yoluna girebilir. Eğer maksadı derunî değilse, tenin karanlıklarında kaybolarak asıl maksada erişemez. 

 

Asıl Mânâ: Yoldan maksat ilahî aşktır. Gözyaşlarından maksat samimiyet ve sevgide derinlik ve sadakattir. Gam gecesi; dünya hayatıdır. Nitekim dünya için külbe-i ahzân, yani hüzün kulübesi denilmiştir. Gerçekten de dünya hayatı ışıksız, ateşsiz, karanlık ve uzun bir yol gibidir. Bu karanlık ve uzun yolda aydınlık, emare, rehber olmaksızın yürümek insanı nihayetinde bilmediği bir yere götürür. İstikamette isabetli adımlar atmak için gözyaşı yıldızlarını, samimiyeti, ihlası gözetmek gerekir. Eğer amaç dünya hayatında, bu karanlık gam gecesinde dosdoğru bir yoldan aydınlığa ulaşmak ise; yolunu yitirmiş derd ehli birinin Hak sevgisinin çokluğundan ve derinliğinden ayrılık ateşinden inleyen kamış gibi dertlenip gözyaşı dökmesi gerekir. 

         Timsah gözyaşları olarak tabir edilen sahte gözyaşlarını dökmek bir yana; ağlamak, kalpten doğan bir fiildir; yumuşak kalpli olmayı gerektirir. Ölen bir kimsenin ardından sırf öldüğü için kendini paralayarak ağlayan kimse kınanmıştır. Yitip gitmekte olanı görmeyi, yarını düşünmeyen, dünya için ağlayan kimse de kınanmıştır. Hak için samimi bir şekilde gizlice gözyaşı döken kimse müjdelenmiştir. Salih amelle geçirilmesi gerektiği halde başıboş ve nisyan üzere geçen bugünler, yarın ağlamayı gerektirir. Burada ağlayıp orada gülmek için ihlas sahibi olmak, olmaya çalışmak gerek : 

“Bugün gülen kişi bunda yarın ağlayısar anda
 Revân döküp gözyaşını yasdugımı yaş eyleyem”

“Bugün dünya hayatında gülen insan, yarın ahirette ağlar. Ben gözyaşlarımı salıverip (bugünden) yastığımı yaş eyleyeyim.”

                                   Yunus Emre 

 

         Kimi zaman aşık kimse gözyaşlarının sebebini söyleme ihtiyacı hisseder. Nitekim dünya hayatında katı kalpli kimselere çokça rastlanır. Aşığın gözü yaşlıdır. İnsanlar gelip gider, sorarlar: “Ne için, ne demeye ağlıyorsun?”. Aşıklardan bir aşık şöyle cevaplandırıyor: 

“Girye kılsam ne ‘aceb hâk-i rehinden dûram
 Hep garîb ağlamağa hubb-i vatandır bâ’is”

“Ne acayip ki ağlasam (da) yolunun toprağından uzağım. Sürekli böyle garip bir şekilde ağlayışımın sebebi aslî vatan sevgisindendir.”

 

Son söz olarak : 

“ Dilim sizin sırlarınızı saklıyor; 
 Gözyaşım ise kendi sırrını ifşâ ediyor. 
 Gözyaşlarım olmasaydı, aşkımı gizlemiş olurdum;
 Ama aşkım olmasaydı, gözyaşlarım olmazdı ki…”

                                   Cüneyd-i Bağdâdî 

Yazıların ve fotoğrafların hakları Abdurrahman Abıka'ya ait olup saklıdır. ©
 

Call

T: 123-456-7890   F: 123-456-7890

Follow me

© 2023 by Nicola Rider.
Proudly created with Wix.com

 

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • White Google+ Icon