Fotoğrafta Resimselcilik

Resimselcilik, resim olmayan bir sanat çalışmasının tamamına veya bir kısmına resme ait olan resimsel atmosfer ve resimsel özellikler yükleyerek o çalışmayı resmi andıran veya resimlerin genel izlenimine benzer bir izlenim çağrıştıran bir yapıya büründürmektir.

Bir sanat eserinin birçok özelliği vardır ve bu her bir özellik bir diğeri kadar önemlidir. Fotoğrafta resimselcilik, sanatlar arası alışverişin bir sonucu olarak fotoğrafın resme öykündürülmesiyle, fotoğrafa sanatsal bir özellik kazandırma çabalarıyla ortaya çıkmıştır. Realist fotoğrafa öykünen resim tarzı olan hiperrealizm (yüksek gerçekçi tarz) gibi…

 

 

Sanatsal alışveriş sonucu ortaya çıkan eserler başarılı olduğu ve sanatsal bir gerçeklik ve albeni taşıdığı taktirde yeni ve farklı bir sanat tarzı tezahür eder. Resimsel fotoğrafın da kendine has bir tarzı var. O, resme öykünen bir fotoğraf olsa da görüneni gözün veya lensin doğrudan gördüğü gibi yansıtmadığı için ne tam bir fotoğraf; içeriğini mevcut fenomenlerden aldığı için ne de resimdir. Resme ait sembolleşmiş figürlere ve hayalî izlenime has olan bir atmosfere sahiptir ama resim değildir. Resme has zaman deviniminin gerçek hızının vermiş olduğu zaman izleniminin dışına çıkma konusunda resimle benzerlik gösterir ama resim değildir.

 

 

Bir noktada görsel sanatlar, görünenleri eşya aracılığıyla eşya zamanından mânâ zamanına güzel bir şekilde taşımaktır ve resimsel fotoğraf görsel sanatların bu özelliğine hizmet eder. Resimselci fotoğraf ne görüneni olduğu gibi yansıtan realist fotoğraf kadar sıradan, ne gravürler gibi mesafeli, ne de kimi yağlıboya çalışmaları gibi laubali bir görünüme sahiptir: Kendine has farklı bir tonda ve atmosferde  melankoliyi de barındıran yalın görüşe rağmen kendi göz doyuruculuğuna davet eder.

 

 

Yetişkin iken algıladığımız dünya ile çocukken algıladığımız dünya muhayyile zaviyesinden bir değil. Gerek dünyaya bakışı, gerekse dünyanın şartları ve bu şartlara kendini verme veya kendini kaptırma seviyesine göre yetişkin insanlar, çocukluğuna ait çocukluk nazarını (childhoodsight) tarafsız bir şekilde  koruyamayabiliyorlar. Çocuğun dünyaya nazarı, yetişkinlerin sıradanlaşmış nazarına nispeten farklılık arz eder. Picasso’nun deyimiyle “Bütün çocuklar sanatçıdır. Mesele, büyüyünce sanatçı olarak kalabilmektir”. Nitekim çocuk nazarı da “çocuk hakikati”nden bir cüzdür. Kimi ressamlar için (örneğin Picasso) resim, çocukluk algısına has olarak görüneni kendine özgü algılama özgürlüğüne tekrardan erişmenin aracı  (ki kimileri bunu resimle değil uyuşturucu, alkol vb. ile başarmaya çalışır) veya fırça, boya gibi oyuncaklarla kendi kendine oynarken istediğini istediği şekilde algılama ve hayali olarak gerçekleştirmenin (ki kimileri bunu bireysel anarşizmi benimseyerek iç dünyasında bir şeyleri dilerse tahrip etmenin ve dilerse bundan vazgeçerek kimi zaman insanları ve onların oyuncakları olarak gördüğü binaları, araçları ve eşyaları kendileriyle birlikte tahrip etmeyip onları ve oyunlarını bağışlamak ve böylece kendini tatmin etmekle başarmaya çalışırlar) aracıdır. Ressamın bu algılama farklılığını yansıtma çabasıyla resimselci fotoğrafçının minimalist algısını yansıtan karelerde kendine has bir atmosferin inşası için birtakım teknik manipülasyonlarla ışığı ön plana çıkarması ve görüneni hayalî bir tasavvura uygun olarak sunmaya çalışması benzerlik gösterir. Neyi resmettiği konusunda nesnel ama resmetme konusunda öznel olan bir fotoğrafçının eseri, farklı yorumlamalarla görselleştirilmiş olan fenomenlere ilgi duyan bir estetik özne açısından benzer kategorilerde algılanabilir yapıdadır. Resimsel fotoğrafçı neyi yansıtmak istediği konusunda da özneldir. Kaldı ki çoğu resimsel fotoğraf modern medeniyeti görmezden gelerek doğayı veya insan yaşantısını saf haliyle yansıtma çabası içinde olduğundan resimselci fotoğrafçılık neyi resmettiği konusunda tamamen nesnel sayılmaz.

 

 

Resimsel fotoğrafçılık bir nevi, nesnel olan fotoğrafı öznelleştirme çabası olarak yorumlanabilir. Nasıl ki herkes aynı şeyi görmüyorsa aynı şekilde herkes şeyleri aynı şekilde görmüyor. Bu bağlamda resimselcilik, fotoğrafta görme biçimi aktarımı olarak tezahür eder.

Sanırım gerçekçi bir dünya görüşüne sahip olup sanatla ilgilenen ve aşırı nesnelliğin sıkıcılığından ve aşırı öznelliğin yıkıcılığından korunmak isteyen insanlar için resimsel fotoğraflar yeterli derecede görsel cazibeye sahip olacaktır.

Yazıların ve fotoğrafların hakları Abdurrahman Abıka'ya ait olup saklıdır. ©
 

Call

T: 123-456-7890   F: 123-456-7890

Follow me

© 2023 by Nicola Rider.
Proudly created with Wix.com

 

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • White Google+ Icon